Organ Bağışı Nasıl Yapılır

Organ bağışı yapmak için 18 yaşını doldurmuş olmak gereklidir. 18 yaşını doldurmuş olan dileyen her birey bir kuruluşuna başvurarak “Doku ve Organ Bağış Belge”si alabilir. Organ bağışının bir hekim tarafından tasdiki ve iki tanığı olmak zorundadır. Organ bağışı kartı alındıktan sonra bu kart genel olarak kişinin yanında taşınır ve bir kaza durumunda doktorlar bu durumdan bilgili olarak öncelikle bu organları kurtarmaya çalışırlar.
Ayrıca organ bağışından ailenin haberi olmak zorundadır. Organ bağışı bir nevi vasiyet niteliği taşımaktadır.

Organ bağışı için başvurulabilecek yerler;
Sağlık Müdürlükleri,hastaneler, organ nakli yapılan merkezler, organ nakli ile ilgilenen vakıflar ve dernekler ve emniyet müdürlüklerinde ehliyet alım sırasında bağış yapılabilir.

Hangi organlar bağışlanabilir : Sağlıklıo her organ bağışlanabileceği gibi, öncelikle ve ülkemizde nakli yapılabilen organlar, kalp, karaciğer, böbrek, pankreas, akciğer, kalp kapağı, göz kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi organlar bağışlanabilir.

1980 tarih ve 2240 sayılı organ bağışı ile ilgili yasa:
* Madde 3- Bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı organ ve doku alınması ve satılması yasaktır.
* Madde 4- Bilimsel, istatistiki ve haber niteliğindeki bilgi dağıtımı halleri ayrık olmak üzere, organ ve doku alınması ve verilmesine ilişkin her türlü reklam yasaktır.
* Madde 5- Onsekiz yaşını doldurmamış ve mümeyyiz olmayan kişilerden Organ ve Doku alınması yasaktır.
* Madde 6- Onsekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden Organ ve Doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur.
* Madde 11- Bu konunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulamak suretiyle, biri kardiyolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanından oluşan dört kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.
* Madde 12- Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin, ölüm halini saptayacak hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.
* Madde 15- Bu kanuna aykırı şekilde organ ve doku alan, saklayan, aşılayan ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık edenler veya bunun komisyonculuğunu yapanlar hakkında, fiil daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 50.000 TL’den 100.000 TL’ye kadar ağır para cezasına hüküm olunur.

Guatr hakkında sağlık uzmanlarının bildikleri

Bugün guatr hakkında yazacağımız makaleyi iyi okumanızı ve kendinizden şüphe ettiğiniz anda tedavi olmak için en yakın hastaneye gitmenizi isteyeceğiz.

Bildiğimiz gibi guatr tiroid bezinin şişmesiyle meydana gelen bir hormonal hastalıktır. Esas görevi tiroksin üretmek olan tiroid bezinin şişmesi ve büyümesi sonucu salgının oranı artacak bu da vücut dengesinde probleme sebep olacaktır.

vücudunuzu bir terazi olarak görün!

Nasıl ki bir terazinin bir kesesinde daha fazla ağırlık olunca denge bozuluyorsa vücudunuzda da normalde olandan fazla bulunursa bir hormon dengenizi bozacaktır. Bu yüzden tiroid bezinin büyümesi yani guatr hastalığı zor bir hastalıktır.

guatr hastalığı tedavisi ise çözümlenmeyecek, sonucuna bağlanmayacak bir hastalık asla değildir. İlaç tedavileri ve gerekirse ameliyatlarla sonu. alınabilir. guatr tedavisi için doktorlarınızın vereceği tüm tavsiyelere uymalısınız.

Bol sağlıklı günler dilemekteyim. Kendinize çok iyi bakın. Saygılar ve sevgiler.

Doğuma Hazırlık

Annenin kliniğe gelmesi üzerine, ebe ya da doktor hem hariçten hem de rektal bir muayeneyle doğumun o andaki durumunu saptar, annenin tansiyonunu ve vücut ısısını ölçer, nabzını sayar, bebeğin kalp atışlarını kontrol eder. Ayrıca, sancıların aralıklarını ve devam sürelerini öğrenir. Bugün bazı aletler aracılığıyla doğum sancılarının grafiği çizilebilmektedir ve böylece sancılar otomatik olarak kontrol edilebilmektedir.

Bağırsaklar lavmanla temizlenir, üretim organlarının tüyleri kesilir ve iyice temizlenir. Anne, doğumhaneye girmeden önce duş alıp dolaşabilir, ya da odasında dinlenebilir. Rahmin açılma safhasında, rahmin durumu önden ve rektal yönden kontrol edilir. Rahim yolundan yapılacak muayeneler çok dikkat istediği için doktor lüzum görmediği takdirde bu yola başvurmaz. Annenin duruşu ebe tarafından sürekli kontrol edilir ve ebe, muhtemel tehlikeyi doktora bildirir. Ebe, annenin her sorusuna cevap verir. Annenin ebeye mutlaka güveni olmalıdır.

Bebeklerin % 96’sı rahimde baş aşağı durur. Bu durumda bebeğin başı önce doğar. Doğum kanalına önce baş girer. Bebeğin ensesi pelvisin önüne bakar. Bu duruş doğuma en uygun durumdur. Çünkü bu durumda bebeğin vücudu doğum kanalına çok kolay uyar. Yüz gelişleri doğum için pek elverişli değildir. Bebeklerin ancak % 3 u makat gelişinde durur.

Bebeğin en kötü gelişi, enlemesine geliştir ve doğumların ancak %0.51’inde görülür. Bebek bu durumda kendiliğinden doğamaz. Ebe, bebeği makat gelişine çevirmeye çalışır. Eğer başarılamazsa, o zaman bebeğin sezaryen ameliyatıyla alınması gerekir.

Çocuk Sahibi Olma İsteği

Farklı cinsiyetler arasındaki ilk ilişkilerin kalıcı zarar vermeden geçiştirilmesi; gençlerin aile içindeki yaşantılarına, iyi duygularının geliştirilmiş olmasına, ana ile babanın verdiği cinsel eğitime ve kendi kendine karar verme yetisine sahip olarak yetiştirilmesine bağlıdır. Her genç kız, bireysel yeteneğine ve yaşam koşullarına bağlı olarak, er geç arkadaşlarına, sonra da evlilikteki gerçek eşine sürekli bağlılık için gereken olgunluğa erişir.

İnsan, soyunu sürdürme içgüdüsüne sahip olarak yaratılmıştır. Evlenme isteği, çoğu kez çocuk sahibi olma isteğinin ilk önde gelen sebepleri arasındadır. Çocuğun varlığı eşler arasında güçlü bir bağlantı sağlar, çünkü anne ve baba, çocukta kendilerinden bir parça bulurlar. Gerçek aile yaşamı, ilk çocuğun doğumuyla başlar. Eşler artık anne ve baba olmuşlardır, önlerinde onları bekleyen yeni yeni görevler vardır.

Kadının ya da erkeğin kısırlığı, anne ve babayı çocuk sahibi olmak mutluluğundan yoksun kılabilir. Kısırlık olayı ile aile içinde hayal kırıklığına, suçluluk duygusunun yerleşmesine, eşlerin haksız yere birbirlerini suçlamalarına neden olabilir. Bu takdirde, evlilik bağlılığı psikolojik bir baskı altına girmiş demektir. Evli bir çiftin 1 ile 3 yıl içinde istedikleri halde çocukları olmamışsa, hemen bir doktora başvurmaları gerekir. Kısırlığın sayısız nedenleri vardır. Kısırlık, kadında ya da erkekte görülebileceği gibi, her ikisinde de görülebilir. Kadının hamile kalmasının mümkün olup olmadığı saptanmadan önce, kocanın kısır olup olmadığı araştırılıp kesinlikle saptanmalıdır.

Page 1 of 9